Ekrandaki Doğu sadece Güneydoğu’dan mı ibaret?

Akşam işten güçten dönüp televizyonun karşısına geçiyoruz. Kanalları geziyoruz; karşımıza yine aynı manzaralar çıkıyor: Tarihî konaklar, aşiret kavgaları, karanlık sokaklar, bitmeyen hesaplaşmalar… Bir kanalda Urfa, diğerinde Mardin, başka bir kanalda Diyarbakır…

Peki, Doğu Anadolu nerede? Erzurum nerede? Sanki Türkiye’nin doğusu birkaç şehirden ibaretmiş gibi bir algı oluşturuluyor. Oysa bu coğrafyanın anlatılmayı bekleyen nice şehri, nice hikâyesi var.

Gelin, biraz da Erzurum’a bakalım.

Bu şehirde tarih, yalnızca kitapların sayfalarında değil; taşında, toprağında, sokağında yaşıyor. Çifte Minareli Medrese’den Yakutiye Medresesi’ne, Tarihî Erzurum Evleri’nden Aziziye Tabyaları’na kadar her köşesi ayrı bir hikâye anlatıyor. Palandöken’in heybeti, Narman’ın kızıl peribacaları, Tortum’un eşsiz doğası ve Dadaş kültürünün kendine has dokusu…

Bir şehirden daha ne istenir?

Dönem dizisi mi çekilecek? Erzurum'un tarihî dokusu hazır. Güçlü bir dram mı anlatılacak? Bu coğrafyanın yaşanmışlıkları başlı başına bir senaryo. Mahalle komedisi mi düşünülüyor? Dadaşın samimiyeti, mizahı ve kendine özgü konuşması ekranlara bambaşka bir renk katabilir.

Üstelik Erzurum yalnızca kıştan, kardan ve soğuktan ibaret değil. Bu şehrin yazı da var, baharı da var; kültürü, folkloru, mutfağı, tarihi ve insan hikâyeleri de var.

Asıl mesele şu: Yapımcılar neden hep aynı rotada ilerliyor? Neden kameralar yıllardır benzer şehirlerin sokaklarında dolaşıyor da Erzurum gibi kadim bir şehir yeterince keşfedilmiyor?

Elbette Urfa, Mardin ve Diyarbakır bizim değerimizdir. Bu şehirlerin ekranlarda yer bulmasından rahatsızlık duymuyoruz. Bizim itirazımız, Türkiye’nin kültürel zenginliğinin birkaç şehirle sınırlandırılmasına ve diğer şehirlerin görmezden gelinmesine.

Unutulmamalıdır ki televizyon dizileri yalnızca bir hikâye anlatmaz; aynı zamanda şehirlerin tanıtımına, turizmine ve ekonomisine de katkı sağlar. Bir dizinin çekildiği şehir zamanla merak edilen, ziyaret edilmek istenen bir destinasyona dönüşebilir.

Erzurum'un böyle bir fırsatı fazlasıyla hak ettiğine inanıyoruz.

Artık yapımcıların, yönetmenlerin ve senaristlerin ezber bozan bir adım atmasının zamanı geldi. Kameralarını biraz da Kuzeydoğu'ya çevirmelerini bekliyoruz.

Çünkü Erzurum'un anlatacak çok hikâyesi, gösterecek çok güzelliği var.

Bu şehir yalnızca haber bültenlerinde karla, soğukla anılmayı değil; dizilerde, filmlerde ve sinema perdelerinde de yer almayı hak ediyor.

Erzurum hazır, peki ekranlar ne zaman bu şehre dönecek?

Sürç-i lisan ettiysek affola; niyetimiz her daim hayır.

Hoşça kalın, esen kalın...

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!