Yazar Hakkında

Bazı anlar vardır; o anlarda bir belediye başkanı yalnızca bir şehri değil, bir milletin hafızasını savunur. Erzurum Kongre Binası’nın yıkılacağı yönündeki iddialar karşısında Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç’ın ortaya koyduğu net, kararlı ve tarih bilinciyle yoğrulmuş tavır, işte böyle bir duruşun adıdır.
Erzurum Kongre Binası etrafında başlatılan “depreme dayanıksız” tartışmaları, teknik bir rapor meselesi olmaktan çoktan çıkmıştır. Çünkü söz konusu olan, beton ve taştan ibaret bir yapı değil; bir milletin kaderinin yazıldığı, “Vatan bir bütündür, parçalanamaz” iradesinin tüm dünyaya haykırıldığı mukaddes bir mekândır. Tam da bu noktada Arif Hikmet Kılıç’ın sesi, yalnız Erzurum’da değil, Türkiye’nin dört bir yanında yankı bulmuştur.
“Erzurum Kongre Binası sıradan bir yapı değildir” diyerek başlayan o net çıkış; tarihini bilen, köklerinin farkında olan ve milletin ortak hafızasına sahip çıkan bir devlet adamı refleksidir. Bu binayı herhangi bir yapı gibi görmeye kalkışan anlayışa karşı verdiği sert ama ölçülü cevap, bugün ne yazık ki pek az rastlanan bir cesaret ve sorumluluk örneğidir. “Burayı taş ambarlarla karıştırmayın” sözü ise basit bir benzetme değil; bu toprakların neyi temsil ettiğini çok iyi bilen bir idrakin güçlü bir ifadesidir.
Arif Hikmet Kılıç’ı farklı kılan da tam olarak budur. O, konuyu günü kurtaran cümlelerle geçiştirmemiş; tarihi, kimliği ve geleceği aynı potada değerlendiren bir bakış açısı ortaya koymuştur. Gelişmiş ülkelerde tarihin yıkılmadığını, aksine güçlendirilerek yaşatıldığını vurgulaması; dünyayı okuyan ama yerli ve milli duruşundan zerre taviz vermeyen bir yönetici profili çizmiştir.
Dahası, Erzurum Kongre Binası’nın güçlendirilmesi için sorumluluk almaktan kaçınmaması, hatta bu bedelin Çat Belediyesi tarafından karşılanabileceğini ifade etmesi, sözün ötesine geçen bir samimiyetin açık göstergesidir. Bugün pek çok kişi risk almaktan kaçınırken, Arif Hikmet Kılıç tereddütsüz şekilde elini taşın altına koymuştur. İşte gerçek belediyecilik de, gerçek vatanseverlik de tam olarak budur.
Bu çıkış bize bir gerçeği bir kez daha hatırlatmıştır: Tarih şuuru yalnızca kitap sayfalarında yaşamaz; gerektiğinde yüksek sesle savunulur. Erzurum Kongre Binası’na sahip çıkmak geçmişe takılı kalmak değil, bu ülkenin hangi fedakârlıklarla kurulduğunu unutmamaktır. Arif Hikmet Kılıç’ın sergilediği duruş, tam olarak bu bilincin vücut bulmuş hâlidir.
Bugün Erzurum Kongre Binası’na sahip çıkan bir irade varsa, yarın bu milletin değerlerine de sahip çıkacak bir omurga var demektir. Ve bu omurganın adını açıkça koymak gerekir: Arif Hikmet Kılıç, bu tartışmada sadece bir belediye başkanı değil; tarihe, vatana ve milletin ortak vicdanına sahip çıkan bir millet evladıdır.
Trend Haberler
Reklam
Yazarlarımız
-
- Murathan Coşkun
- 11 Nisan 2026, 15:03
-
- Kürşat Taş
- 24 Ağustos 2020, 12:39
Editörün Seçimi
ERZURUM Nöbetçi Eczaneler
E-Bülten Aboneliği
E-Bülten Aboneliği Yaptığınız Zaman Son Gelişmelerden Anında Haberdar Olursunuz.!




Yazara Ait Yazılar